Zor Zamanları Kolayca Atlatabilmek İçin 4 Öneri
Hayat, inişli çıkışlı bir serüvendir. Hiçbir zaman tek bir akış halinde ilerlemez. Zaman zaman aklımızın dahi alamayacağı güzellikler yaşarken birden bire kendimizi yere çakılmış vaziyette buluruz. Bu öyle sert bir düşüş olur ki bazen ne olduğunu bile anlamayız. Düşmek zaten yeterince canımızı acıtmışken bir de nasıl kurtulacağımızı düşünmeye çalışırız. Yükümüz o kadar ağırlaşır ve kendimizi o kadar yalnız hissederiz ki dünya da yaşamak bir eziyet haline dönüşür. Peki ne yapmalı? Bu eziyetten kurtulmanın kolay bir yolu yok mu? Tabii ki var! Bu yazıda size zor zamanlarınızda yol gösterecek, içinizi rahatlatacak önerilere yer veriliyor. Yazılan 4 maddeyi uyguladığınız da kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.
- Her Şey Geçicidir. Bütün İyi Olaylar ve Bütün Kötü Olaylar Geçicidir.
Şu an nasıl bir sorun tarafından kuşatıldıysanız, belki sevdiğiniz bir yakınınızı kaybettiniz, belki ekonomik olarak zor bir durumun içindesiniz, iş yerinizde problemleriniz var veya bir sınavdan başarısız oldunuz, belki de ayrılık acısı yaşıyorsunuz. Sorun her neyse, şunu hiç unutmayın: geçecek. Evet kötü bir durumun içindeyken ‘’geçecek’’ cümlesini duymak züğürt tesellisi gibi geliyor olabilir. Ancak makul olun ve düşünün. Bu sizin başınıza gelen ilk kötü şey mi? Daha önce de kötü deneyimler yaşamıştınız ve onlar geçtiler. Onlar nasıl geçtiyse şu an yaşadığınız kötü hadise de geçecek ve alışacaksınız. Çünkü hayatta hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Mutsuz anlar sonsuza kadar sürmez, tıpkı mutlu anların sonsuza kadar sürmeyeceği gibi. Başlayan her şey bitmek için başlamıştır. Sizin probleminiz de bitmek için başladı. Kendinize zaman verin ve biraz düşünün. Bugüne kadar geçmeyen bir şey başınıza geldi mi? Eskiden yaşadığınız hangi mutluluk veya üzüntü şu an sizinle? Hiçbiri değil. Geçmişte sizi mutlu eden şeylerin yerini başka mutluluklar aldı, geçmişte sizi üzen dertlerin yerini de başka dertler aldı. Yani sözün özü, bu da geçecek. Zamanın gücüne inanın. Hiçbir acı sonsuza kadar sizinle kalmaz, isteseniz de istemeseniz de.
- Kendi Hayatınıza Dışardan Bir Gözle Bakın
‘’Terzi kendi söküğünü dikemez’’ lafını çok tekrarladığınız oldu mu? Çok tekrarlamasanız bile hayatınızın bir döneminde bu cümleyi muhakkak kullanmış en azından içinizden geçirmişsinizdir. Konu siz değil de başkaları olduğunda ne kadar rahat çözümler ürettiğinizi fark ettiniz mi? Peki, zorluklarla mücadele eden başkaları değil de siz olunca neden aynı çözümleri üretemiyorsunuz? Cevap basit. Çünkü işin içine duygularınız girdiğinde mantıklı düşünemiyorsunuz. Hikayenin kahramanı siz olduğunuz da tüm oklar size, dolayısıyla hislerinize yöneliyor. Hal böyle olunca da ne kadar çaresiz ve mutsuz hissettiğinize odaklanmaktan düşünemiyorsunuz bile. Fakat başkalarının sorununu dinlerken hislerinizden ziyade mantığınız ön planda oluyor. Ne kadar empati yaparsanız yapın, hikayenin kahramanı siz olmadığınız için başkalarını dinlerken her zaman mantığınız ağır basıyor. Peki aynı şeyi kendiniz için neden yapmıyorsunuz? Kendinize karşı neden mantıklı yaklaşamıyorsunuz? Bir kere de kendi sorunlarınıza dışarıdan bir gözle bakın ve mantıklı olun. Sanki başka biri size kendi derdinizi anlatıyormuş gibi düşünün. Hatta bunu prova edin. Oturun bir sandalyeye, içinde bulunduğunuz zorluğu bir başkası anlatıyormuş gibi hayal edin. Sanki bu dert sizin değil de bir başkasınınmış gibi. Ona neler söylerdiniz? Nasıl bir yol izlemesini tavsiye ederdiniz? Bu provayı yapmak duygularınızın esareti altından çıkıp içinde bulunduğunuz duruma daha mantıklı bakmanızı sağlayacak. Göreceksiniz, provayı yaptıktan sonra kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Klişeleri yıkın. Terzi, kendi söküğünü diker. Neden dikemesin ki?
- Rutinlerinizi Devam Ettirin
Kendimizi mutsuz ve kötü hissettiğimiz zamanlarda rutinlerimizi bozma eğiliminde oluruz. Normalden daha az veya çok yemek yer, normalden daha az veya çok uyuruz. Bu durum hayatımızın her alanında oluşturduğumuz diğer alışkanlıklarımıza da yansır. Rutinlerimizin dışına çıktıkça beynimiz tehlike çanları çalmaya başlar. Tehlike çanları umutsuz bir durumun içinde olduğumuzun sinyallerini verir. Böylece kendimizi daha kötü hissederiz. Peki ne yapmalı? Zor süreçlerden geçtiğimiz zamanlarda rutinlerimizi devam ettirmek beynimize ‘’her şey normal bir şekilde’’ ilerliyor dememize neden olur. Bu yüzden sıkıntılı zamanlar da rutinleri devam ettirmek önemlidir. Normal bir günde neler yapıyorsanız, sıkıntılı zamanlarınızda da bu alışkanlıkları devam ettirmek daha iyi hissetmenize neden olacaktır. Eğer rutinlerinizi devam ettirmek de zorluk yaşıyorsanız kendinize biraz zaman tanıyın. Acele etmeyin ve uygun zamanı bekleyin. Hazır hissettiğinizde rutinlerine tekrar dönün. Daha iyi hissettiğinizi göreceksiniz.
- Küçük Adımlar Atın
Zor zamanlar yaşıyorken karşılaştığımız sorunların başlıcaları, ne yapacağını bilememek veya bir an önce kurtulmak için büyük adımlar atmaya çalışmak oluyor. Ne yapacağını bilemeyen kişi yaşadığı bilinmezliğin etkisiyle hiçbir şey yapmadan öylece kalakalıyor, büyük adımlar atmaya çalışan kişi ise o adımları neredeyse hiçbir zaman atamıyor. Bu nokta da yapılacak en mantıklı şey küçük adımlarla ilerlemek. Küçük bir adımla başlamak hem ilerlediğinizi hissettirecek hem de yükünüzü hafifletecek. Sizi zorlayan sorun her neyse ilk iş olarak ufak bir adım atın. Bu ufak adım ‘’nasıl bir yöne doğru’’ ilerleyeceğinizi hesap ettiğiniz bir düşünce sürecinden de ibaret olabilir. Derin bir nefes alın ve düşünün: ‘’Sorunu çözmeye nerden başlayabilirsiniz?’’. Bununla ilgili düşünmek bile bir adımdır. Kendiniz için bir süre ayırın ve düşünün. Sorununuzu parçalara bölerek ilerleyin. İlk adımı attıktan sonra gerisinin geldiğini göreceksiniz. Unutmayın ‘’Taşı delen, suyun kuvveti değil, sürekliliğidir’’. Sorunlarınıza gün içinde çözüm odaklı bir vakit ayırmak ve bunu alışkanlık haline getirmek çaresizlik hissinizi azaltacağı gibi kontrolünüzü geri kazanmanızı da sağlayacak. Ve problemlerinizin sandığınız kadar çözümsüz olmadığını göreceksiniz. Yeter ki o ilk adımı atın! Başlamaktan korkmayın. Nasıl olsa şu an hissettiğinizden daha kötü hissetmeyeceksiniz. İlk adımı at ve çözüm başlasın!